Yaza Hazır Mısınız ?

Yaz güneşi içimizi ısıtacak, peki ya vücudumuz buna hazır mı?

Bu tatili farklı kılacak neler yapabilirim? Tatile gideceğim fakat bavuluma ne alacağım? Deniz, güneş, kum güzel de peki ya sağlığım? Tatil yapayım derken çocuğumun düzeni bozulur mu? Siz de bu soruları soranlardan mısınız? Bu yazımız eğlence, sağlık ve güncel hayat düzenini aynı tatilde bekleyenlere ilaç gibi gelecek!

Yaz mevsimi tüm neşesiyle geliyor! Güneşin sıcağını içinizde enerjiye dönüştürmenin tam vakti… Tüm yılın yorgunluğunu bir kenara bırakın ve tatil için plan yapmaya başlayın… Koyu renkli kışlıkları raflardan indirip, gardırobunuzu cıvıl cıvıl renklerle doldurma zamanı! Artık ne zamandır canınızın çektiği o meyveyi yiyebilir, favori dondurmanızı kaşıklayabilir, içine girmek için tüm kış formunuza dikkat ettiğiniz mayolarınızı giyebilirsiniz!

Ama ne yazık ki yazın gelişi her zaman güzel şeylere neden olmuyor. Sıcak havaların insan sağlığı üzerinde oldukça olumsuz etkileri var. Vücudumuzu sıcakların neden olduğu bu olumsuz etkilerden korumak için sağlığımıza oldukça dikkat etmemiz gerekiyor…

Gözlere dikkat!

Yaz mevsiminin gelmesiyle öncelikle göz enfeksiyonlarında artış gözleniyor. Bu tip rahatsızlıkların kuru, sıcak, tozlu, polenli havalardan veya havuz, termal gibi ortak kullanıma açık alanlardan bulaştığının altını çizen uzmanlar, göz alerjilerindeki başlıca reaksiyonların gözlerde kızarıklık, çapaklanma ve kaşıntı olduğunu belirtiyor. Önlem almak için kuru, tozlu, polenli ortamlardan uzak durmak ve serinlemek için girilen havuzlarda hijyene dikkat etmek gerekiyor.

Buna ek olarak gözlerin ellerle ovalanması, alerjik durumun yanında başka enfeksiyonların eklenmesine de sebep açıyor. Güneş gözlüğü takmak, şapka kullanmak, gözü zararlı ışınlardan korumak genel olarak koruma sağlıyor. Ama tabii ki rahatsızlığın ilerlemesi durumunda uzman bir hekime başvurulması erken teşhis için önemli.

Güneşle aranıza mesafe koyun…

Kızgın güneş altında uzun süre kalmanın neden olduğu, daha çok çocuklarda görülen bir yaz hastalığı olan güneş çarpması, vücudun kontrol edilemeyen bir şekilde aşırı ısınması olarak tanımlanıyor. Başlıca belirtileri ise şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma ve yüksek ateş. Güneş çarpması halinde hastanın serin bir yere götürülmesi, vücudu sıkan, dar giysilerin çıkarılması, başına soğuk kompres veya buz torbası konulması öneriliyor. Ateş çok yüksekse vücudun ıslak bir bez ile sarılması, hastanın ferah, serin bir yerde tutulması ve hastaneye götürülmesi gerek. Aksi halde güneş çarpması ölümcül sonuçlara neden olabiliyor. Bu nedenle yoğun sıcaklarda, özellikle öğle saatlerinde 11.00-16.00 arası dışarıda olmamaya özen göstermenizi, bol sıvı tüketmenizi ve ağır gıdalar yerine hafif yaz yemeklerini tercih etmenizi öneriyoruz.

Sindirim sistemi enfeksiyonları

Yaz aylarında sıcaklar nedeniyle kışa göre daha fazla su tüketiyoruz ama gözden kaçırdığımız bir nokta var: Aşırı sıcak nedeniyle baraj sularında oluşan bakteriler. Mikroplu suların içilmesi ya da bu sularla yıkanmış sebzelerin meyvelerin tüketilme ihtimali çok fazla. E.Coli, Cryptosporidium, Giardia, Salmonella ve Shigella gibi yaz aylarında en çok karşılaşılan mikroorganizmalar yazın kavurucu sıcağının da etkisiyle hızla yayılıyor, sindirim sistemini zehirliyor ve insan sağlığını tehlikeye atıyor. Bulantı, kusma ve ishal belirtileriyle ortaya çıkan enfeksiyonlardan korunmak için yiyecek ve içeceklerin hazırlanmasında hijyene çok dikkat etmenizi, ellerinizi sık sık yıkamanızı, musluk suyu gibi gibi riskli gıda tüketimini en aza indirilmenizi tavsiye ediyoruz.

Yüksek hava sıcaklığı şiddetli baş ağrılarına yol açıyor…

Hava sıcaklığının artmasıyla baş ağrısı şikâyetlerinin artışı doğru orantıyla ilerliyor. Baş ağrısı yüksek hava ısısı ve düşük hava basıncı ile başlayabilir. Sıcak havalarda baş ağrısından korunmak için ne mi yapmalıyız? Öncelikle sıcaklığın artmasının ağrıya neden olup olmadığının saptanması gerekiyor. Eğer ağrıya sıcaklık neden oluyorsa ani sıcaklık artışına karşı önlem almak fazlasıyla önem arz ediyor. Bu durumda doğrudan maruz kalmayacağınız şekilde klimalı ortamlarda bulunmanızı, sokağa çıkıldığında güneşin etkisini azaltacak şapkalar ve gözlükler takmanızı, açık renk terletmeyen ve bol giysiler seçmenizi ve en önemlisi de yeterli sıvı almaya özen göstermenizi öneriyoruz.

Yüksek tansiyonu küçümsemeyin!

Kavuran yaz sıcakları ne yazık ki yüksek tansiyon hastalarını olumsuz etkiliyor. Araştırmalar yüksek tansiyonun herhangi bir neden olmaksızın, genellikle genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıktığını gösteriyor. İstisnai oranda da bir takım hastalıklara bağlı olarak yüksek tansiyon görüldüğü belirtiliyor. Bunlar arasında bazı hormonel hastalıklar, böbrek ve kalp rahatsızlıkları ve şeker hastalığı bulunuyor. Damarların esnekliğini kaybetmesi, aşırı kilo, kan-yağ metabolizmasındaki bozukluklar, kan yağlarındaki yükseklik ve şeker toleransında azalma (şeker hastalığı) hipertansiyona neden olan diğer rahatsızlıklar arasında. Tabii ki uzmanlar hipertansiyonun sadece yaz aylarında değil, her zaman kontrol altında tutulup dikkat edilmesi gereken bir rahatsızlık olduğunu belirtmeden geçmiyor.

Sıcakların kalbinizi yoklamasına izin vermeyin!

Sıcak havaların kalp rahatsızlıklarını tetiklediğini hepimiz biliyoruz… Peki, kalbimizi bu olumsuz etkilerden nasıl koruruz? Öncelikle yapmamız gereken şeylerin çok basit olduğunu söyleyelim…

Güneş altında çok fazla efor sarfetmemeli, güneşe doğrudan maruz kalmamalısınız. Serin ortamlarda bulunmaya özellikle özen göstermelisiniz. Ama tabii ki bununla bitmiyor… En önemlisi de, kalbe giden damarların sağlığını bozmamak açısından beslenme düzeninize dikkat etmelisiniz. Tüm bunların yanında su tüketiminizi optimum düzeyde tutmayı da unutmazsanız, kalbiniz yaza yenik düşmeyecektir!

Yaz sıcaklarının bastırdığı zamanlarda, bizler kendimizi koruyabiliyoruz. Peki, ya çocuklarımız?

Çocuğunuzun susuz kaldığını nasıl anlarsınız?

İştah kaybı,
Yoğun uyku hali,
Huzursuz ve ağlıyorsa,
Cilt kuruluğu,
Ağızda kuruluk hissi,
Vücut ısısının artması,
İdrar azlığı,
Kusma ve ishal varsa,
Bebeğiniz, çocuğunuz yeterli su tüketmemiş olabilir.

Çocuğunuzun susuz kalmasını nasıl engelleyebilirsiniz?

Eğer emzirme döneminiz henüz sonlanmadıysa daha çok emzirip kendi su tüketiminizi arttırın.
Çocuğunuz mama ile besleniyorsa, her biberon sonrası su içirmeyi ihmal etmeyin.
Nezle, soğuk algınlığı gibi basit rahatsızlıklar bile yaz mevsiminde vücudun direncini azaltıp susuzluğa sebebiyet verebilir.
Bu nedenle çocuğunuzda sıvı tüketiminin alışkanlık haline gelmesini sağlayın.

Sıcak havalarda dışarı çıkarken nelere dikkat edilmeli?

Yüksek koruyuculuğu olan güneş kremleri kullanmayı ihmal etmeyin.
Çocuğunuzu giydirirken ince, açık tonlarda giysiler ve şapka tercih edin.
Gölgede ve serin kalmaya çalışın.
Yanınızda bol sıvı bulundurmayı unutmayın.

Çalışanlar İçin Günübirlik Tatil Planları;

Bu yaz işinizin sizi esir almasına izin vermeyin!

Yaz mevsimi bazılarımız için tatil manasına gelemiyor ne yazık ki. Diyelim ki yazın büyük bir kısmını çalışarak geçiriyorsunuz ya da siz yazın çalışanlardansınız. Olsun! Bu, kısa zamanlı tatil planları yapmanıza engel değil.

-Hobilerinize yönelin

Yoğun bir çalışma temposunda bile olsanız sevdiğiniz şeylere zaman ayırmayı ihmal etmemelisiniz. Tüm hafta çok çalıştınız ve yorgunsunuz. Fakat sevdiklerinizle deniz kenarında bir sabah kahvaltısı, günün ilk ışıklarında bir bisiklet turu ya da fotoğraf makinanızla yapacağınız güzel bir doğa yürüyüşü yapabilirsiniz.

-Sosyal aktivitelere zaman ayırın

İş yaşantınız arkadaşlarınızla zaman geçirmenize engel oluyorsa küçük bir tatili arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Birlikte küçük bir sahil kasabasına balık tutmaya gidebilir, hazırladığınız atıştırmalıklarınızı alıp hep birlikte pikniğe çıkabilirsiniz.

-İçinizdeki canlılığı koruyun!

Paintball turnuvası düzenlemek, arabayı en yakın deniz manzarasına sürüp uçurtma uçurmak, kamp ateşinin etrafında en sevdiğiniz müziklerle sohbet etmek için fazla geç kalmış olduğunuzu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. İçinizdeki genç ruhun bir günlük sizi ele geçirmesine izin verin!

Tatilin parlayan güneşi siz olun!

Bütün bir sene soğuk havalarda günün ilk ışıklarıyla işe koşturup trafikte saatlerinizi harcadınız. Özlediğiniz yaz sıcaklarının gelmesiyle kendinizi tatille ödüllendirmeye karar verdiniz. Peki ya bavulunuz? Tatile hazırlanırken yanımda ne götürmeliyim telaşıyla dolabının içinde kaybolanlardansanız işte sizin için bir kaç pratik tüyo!

-Yanınıza alacaklarınızın küçük bir listesini yapın!

Planlı olmanın her zaman faydası vardır. Gözlerinizi kapatıp tatilinizin hayalini kurun ve size nelerin lazım olabileceğini gözünüzde canlandırın. Şimdi bunu kâğıda dökebilirsiniz!

-Yaz güneşinin modaya nasıl yansıdığını takip ettiniz mi?

Tabii ki her sene olduğu gibi bu sene de yaz heyecanı sadece insan ruhunu değil, modanın ruhunu da canlandırıyor. Bavulunuzu hazırlarken neon renkleri de aklınızda bulundurmanızı tavsiye ederken sade renklerin her zaman kurtarıcı olduğunu hatırlatalım. Yazın kavurucu sıcağında açık renk giysileriniz anı kurtaracak; unisex sandaletler, aksesuarlar ise tarzınızı ortaya koyacak.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s